Türkiye’de adli vasi

by | Dec 13, 2022

by Mert Yalçın, Yalçın & Toygar Hukuk Bürosu, Istanbul, Türkiye

Turk hukuk sisteminde kayyum atanması bazı davalarda uygulanmaktadır, özellikle eğer çocuk Türk mahkemeleri önündeki davanın bir tarafı ise ve bu özel davalar genellikle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 426/2. Maddesine göre eğer yasal temsilci ile küçüğün veya kısıtlının menfaatleri çakışırsa kayyum atanabilir. Kayyum tarafından dava açılmasının veya mahkeme tarafından çocuğa kayyum atanmasının en tipik örneği, bu tür davalar çocuğun ebeveyninden ayrıca temsil edilmesini ve gözetilmesini gerektirdiğinden babalık davasıdır.

Türk sisteminde kayyumluk açısından iki seçenek bulunmaktadır: 1) Temsil icin kayyum ve 2) Yönetim icin kayyum. İlgili kişi mahkemeden çocuğa kayyum atanmasını talep edebilir veya ebeveyn tarafından açılmış bir dava var ise ve çocuk da bu davanın konusu (tarafı) ise mahkeme kendiliğinden çocuğa kayyum atanmasını isteyebilir. Kayyumun türü ve rolü mahkeme tarafından belirlenecektir. Kayyum çocuğu temsil eder ve çocuğun en üstün yararının gözetilmesi ile talep uzerine mahkemeden gerekli tedbirleri almasını ister. Atanmasından sonra kayyum, her duruşmada hazır bulunur.

8 yaş

Yargıtayın güncel uygulamasında 8 yaşına gelen çocuk boşanma davası gibi yargılamalar sırasında görüş bildirebilecek olgunlukta kabul edilmektedir. Türk medeni hukuk sistemi, mahkeme pedagogları/psikologları ile bağlantılıdır ve eğer derdest bir davada çocuğun velayeti veya çocukla kişisel ilişki kurulması talep edilmekte ise mahkeme bu kişilerden uzman raporu alır. Türk Hakim kendiliğinden çocuğu mahkeme huzurunda, pedagog eşliğinde dinlemeye de karar verebilir ve bu durumda hakim taraflardan salondan ayrılmalarını ister fakat her iki tarafın temsilcileri (avukatları) çocuğun dinlenmesi esnasında duruşma salonunda kalabilir.

Savcının dahil olduğu özel hukuk davaları, Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Göre Lahey Sözleşmesi ile ilişkili şekilde açılan çocuk kaçırma davalarıdır. Bu davalarda çocuğa kayyum atanmaz fakat eğer çocuk Yargıtay uygulamasına göre yeteri kadar olgun ise mahkeme çocuğun görüşünü almaya karar verebilir veya pedagoglar çocuk ile yalnız görüşebilir. Türk Mahkemeleri çocuğun üstün yararını değerlendirmekte tek yetkili makamdır.

Read this blog in English

All blogs from Mert Yalçin

    No other post found from this author